Duyurular

KADIN KAHRAMANIN YOLCULUĞU

Cesaret...Harekete Geçme...Sorumluluk...Aşk

devamı

 

Art&Therapy``de Kadınlara Özgü Oyunculuk Çalışması

Aşk ve cesaret konulu seminerimize davetlisiniz.

devamı

 

Şubat Ayı Seminerleri

Geçen ay ergenlik çağının zorluklarını aşmalarına yardımcı olmak amacıyla düzenlediğim "Çocukluktan Ergenliğe" seminerine yoğun ilgi gösteren tüm anne-babalara teşekkür ediyorum.

devamı

 

Sanat Terapisi & Oyunculuk

Sanat Terapisi & Oyunculuk

Bazı duygularımızı kafesin içinde tutarız. Oysaki, o duyguların içinde sanat vardır. Dalgaların üzerinize geldiğini söylerseniz çıldırmış olduğunuz düşünülebilir. Fakat, bunu öyküleştirip bir de filmini çekerseniz insanların takdirini kazanırsınız. Film sektörü yüzyıllardır psikolojinin analitik yönünden faydalanarak bizlere özdeşim kuracağımız kahramanlar, çocuksu takıntılara sahip komik karakterler, yaşamımızı sürdürmemizi sağlayan ölüm içgüdümüzü temsilen caniler, toplumsal ve vicdani yönümüzü görebilmemiz için babalar, koçlar, patronlar, ak sakallı bilge dedeler gösteriyor. Sinemanın karanlık ortamı rüyaları anımsatırken bir dünyaya girip orayı yaşayarak kendi çatışmalarımıza çözümler buluyoruz, Başka hayatları deneyimleyerek güvenli ortamda bir maceraya çıkarız. İzleyici olduğumuzu düşünmek kötüyle kurduğumuz özdeşimde vicdanımıza hafifletici sebepler buluruz. Fakat gerçek hayatta riskler almak, irade gücünü anda kullanabilmek, gelişmeye ve değişime açık olmak gerekir. Eğer kendi hayatımızın kahramanı olmak istiyorsak filmlerdeki karakterin nasıl kahramana dönüştüğüne bakmamız gerekir. Değişim yoluna girmek için gerekli cesareti hareket geçerek buluruz. Filmlerde bu cesaret hep bir sebepten olur.Bizler de gerçek hayatta bir sebepten değişim yoluna girmek zorunda kalırız. Krizler her zaman olumsuz gibi görünse de harekete geçmek için doğru işaret olarak algılanabilir. Buna hazır olmak için bedenin hakimiyeti ve gerekli psikolojik hazırlık sanat terapisi ve oyunculuk becerileriyle kazanılabilir.

 

 

Günümüzde -psikoloji alanıyla yakından ilgili olsun ya da olmasın- herkes ruh sağlığının önemini kavramış durumdadır. Fakat uzun terapi seanslarından çekinenleri sayısı da giderek artmaktadır. Aylarca, yıllarca süren uzun terapi seanslarına ne zaman ne de bütçe ayırmak kimsenin arzuladığı bir şey değildir. Kişişel gelişim kitaplarının ve psikolojiye alternatif diye görülen alanların sayısının çoğalması da bu yüzdendir. Sanat terapisi -kişiye ara materyal ile kendini ifade etme şansı sunduğundan- eğlenceli ve hareketli bir terapi tekniğidir. Sanat terapisi, insanı engelleyen korkuların kolaylıkla ortaya çıkması nedeniyle kısa zamanda nedenlerinin çözüme kavuşmasını sağlamasıyla kişini bütünlüğünü etkileyen noktaları anında ele verir. Sanat terapisi kişiyi kendi hayatına karşı izleyici olmaktan alır onu harekete geçirir ve bir oyuncuya dönüştürür.

 

Sanat terapisi, kendini anlama ve benliğine yönelik farkındalığını arttırma çabası içinde olan, sözün ötesine geçmek isteyen yetişkinler için büyük bir özgürlük alanı olarak karşımıza çıkarken, duygusal repertuarlarının dar olması varsayımıyla çocuklar üzerinde de etkin kullanılan terapi yöntemlerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

 

Sanat terapisi teknikleri ile gerçekleşen yaşantılar; öfke, kıskançlık, kızgınlık gibi duyguların görsel bir dile dönüşerek somutlaştığı, bir rahatlama hissiyle yaratıcılığın kesiştiği noktadadır. Duygulara ulaşmada "araçsal bir şekil alan sanat" ile duyguların keşfedilmesi, yaşamı kontrol etmenin aslında hiç de zor olmadığı düşüncesi ile kişiye –öncelikle- özgüven hissettirir.

 

 

SANAT TERAPİSİNDE KULLANILAN BAZI ARAÇLAR

 

DANS ve HAREKET TİYATROSU

 

Isinma ile başlayan beden çalışmalarının hareket tiyatrosu ve dansla devam etmesiyle bedeni bir enstrüman olarak kullanabilmenin gücünü fark edeceksiniz.Örneğin: Eğitimler esnasında kullanılan dans ve hareket tekniklerinden biri: Bedenin kontrolünü sağlama amacındadır. Önce hareketlerimizi büyüterek,abartarak onları farkediyor, daha sonra yaptığımızı küçültüyor ya da yerine başka bir hareket koyuyoruz. Bir seminer verirken ya da yabancı insanlarla konuşurken ellerinizi nereye koyacağınızı bilmediğiniz durumlar olmuştur. Kendinizi yabancı hissettiğiniz toplulukta konuşmak istediğinizde kollarınızın kilitlenmesi güvensiz bir görüntü sergilemenize, konuyu ne kadar iyi bilseniz de etkisiz görünmenize neden olur.

 

 

Bizi izleyenler her zaman güven oluşturmaz. Fakat onların bizi etkilemelerine izin vermemek elimizdedir. Bizi yolumuzdan alıkoyacak amacımızdan uzaklaştıracak kişiler her zaman olacaktır. Duygularımızın ve bedenimizin kontrolünü elimizde tutabiliriz. Bunu sağlamak için duygularımızın bedenimiz üzerindeki etkilerini fark etmek ve beden çalışmalarıyla özellikle korkularımızın bizi hareketsiz kılmasını etkilemek mümkündür. Unutmayın: Dünyada var olduğumuzun göstergesi bedenimizdir.

 

 

 

ÇİZİM

 

Çizim harekete zemin hazırlar. Çizim görmemizi sağlar.Verilen yönergelere gore spontan çizim problemleri, hissettikleri, özellikle korkuları, dilekleri ve kararları baskı altına almadan ifade edebilmemizi sağlar. İmgeler ve semboller bilinçaltının su yüzüne çıkmasında bir araç hizmeti görür. Özellikle pastel ve kuru boyalar çizimlerde kullanılır. Fakat çoğu zaman markerla veya kara kalemler çizim yapmak daha çekici gelir. Kuru boyalar ve pastellerle çizim yapmak çocuksu bir uğraş gibi gelebilir.

 

 

Çizim tekniği özellikle grupla çalışıldığında daha etkilidir. Birçok katılımcı gergin ve ne yapacağına karar veremezken grup içinde ani bir karar verme süreci başlar. Bir anda hedef koyma karar verme yeteneği artar.

 

 

 

BOYAMA

 

Boyama kontolün en güzel kaybedildiği tekniktir. Çizimden daha kuvvetli şekilde artistik duyguları ortaya çıkarır. Özellikle kuralların dışına çıkmaktan hoşlanmayanlar sulu boyayla çalışırken daha rahat hareket ederler; Boya ve tasarım konusunda daha çok risk alabilirler. Artistik riskler alınması yaşamın diğer alanlarında da özgürleşmeye neden olur.

 

 

Çoğunuz boyama esnasında açığa çıkan hatıralara şaşıracaksınız. Özellikle hafif bir müzik eşliğinde yapılan boyama çalışması oldukça rahatlatıcı olabilir. Kişiliğin özellikle çatışmaya düştüğü kısımları boyalar ile ifade etmek konuşarak ifade etmekten daha kolay ve rahatlatıcıdır. Bu da durumu daha hızla farkketmemize ve değişim sürecine girmemize neden olur.

 

 

 

KOLAJ

 

Dışavurum açısından en az tehdit edici olan teknik kolaj çalışmasıdır. Özellikle çizime karşı dirençli olanlar tarafından tercih edilen bir tekniktir. Duyguları ve fikirleri kolayca ifade etmenin yanında kolaj çalışması materyalin seçilmesi ve uygulanmasında da pratikliği nedeniyle tercih edilir.

 

 

Kâğıtlar ya da fotoğraflar kesilebilir, parçalanabilir, yırtılabilir ya da yapıştırılabilir. Çalışma sırasında yaptıklarınız ruhsal durumunu yansıtacaktır..

 

 

 

HEYKEL

 

Heykelle çalışıyorsak, olayları farklı açılardan görebilmek üzerine düşünüyoruzdur ki,bu gerçekten-özellikle kalıplaşmış kişilikler için- zor soruların sorulacağı anlamına gelmektedir. Merkezinde durduğunuz dünyaya karşı nefret duyduğunuz ya da kızgınlık hissettiğiniz bir konu varsa gelen sorular sizin neden bunları yaşamaya devam ettirdiğiniz yönünde olacaktır. Yoksa bu durumdan bir ikincil kazanç mı elde ediyorsunuz? Ikincil kazançların ve insanların oynadığı oyunlardır. Örneğin temizlik hastası birinin sürekli yaptığı tekrar davranışlar yüzünden işini ve sosyal yaşamının kaybetmesi gibidir. Bunun kazanç kısmı temizlik tekrar davranışlarını yaptıkça iyi bir anne olmadığınızı iş hayatında başarılı olmadığınızı hatta cinsel fantazileriniz yüzünden sürekli temizlenme ihtiyacı içinde olduğunuzu size kimse söylemez. Titiz denmesi size iyi gelir, fakat bunun sosyal hayatınzı etkilediğinden dolayı “ben değil onlar kirli” demeye başladığınızda Heykelle uğraşmak danışanların objeleri üç boyutlu algılamasına fayda sağlar. Bu sayede danışan hayata çok yönlü bakma becerisini geliştirir, olaylar karşısında bakış açılarını genişletmeye başlar.

 

 

Soyut düşünme ve problemleri farklı açılardan algılayıp keşfetme becerisi artar. Hayat siyah ve beyazdan ibaret değildir.


Heykel kişiye çevresini ve olayları şekillendirebileceğine ilişkin bir cesaret verir.

 

 

 

MASKELER ve KUKLALAR

 

Sosyal ilişkiler içinde pek çok maske kullanırız. Hayat bir sahne diye başlamış Shakespeare söze. Maskelerimiz her zaman olacak, onlar kendimizi ifade ettiğimiz yönlerimizdir. Önemli olan maskenin ardındaki gölgeleri dile getirebilmek. İşte maskeler ve kuklalar bu yüzden terapilerde kullanılır.

 

 

Maskeler ve kuklalarla oyun, içsel duygularımı ve dışsal deneyimlerimizi keşfetmemize fırsatı verir. Seanslarda açıklayamayan , paylaşılamayan konuları ve olayları bu sayede ifade edebiliriz. Maskeler ve kuklalar kağıtlar, kese kağıtları ya da fon kartonları kullanılarak yaratılabilir. Magazin resimleri, pullar, tüyler, pamuk ve çeşitli craft malzemeleri kullanarak da maskeler yapılabilir. Son derece eğlenceli bir o kadar da kolaylaştırıcı bir tekniktir.

 

Facebookta Paylaş Facebookta Paylaş